Kaynaştırma
->
Kaynaştırma Yoluyla Eğitim
Uzm. Devrim KOÇER
Psikolojik Danışman
Gerek sınıfta gerek evde olsun bazı çocuklar öğretmenin, anne-babanın hemen dikkatlerini üzerlerine çekerler. Bu çocuklar okuma-yazma-aritmetikte akranlarından ya geri ya da ileridedirler. Bu durumda olan çocuklar eğitimlerine devam etmeleri için “destek eğitimi” ile desteklenmelidirler.
Kırcaali-İftar[i] kaynaştırmayı, özel gereksinimli öğrencilerin normal öğrencilerin devam ettiği eğitim ortamlarında (normal anaokulu, normal ilköğretim okulu gibi) eğitilmesi olarak tanımlamıştır. MEB[ii] ise kaynaştırmayı; özel eğitim gerektiren bireylerin yetersizliği olmayan akranları ile birlikte eğitim ve öğretimlerini resmî ve özel okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında sürdürmeleri esasına dayanan destek eğitim hizmetlerinin sağlandığı özel eğitim uygulamaları olarak tanımlamıştır.
Ülkemizde Kaynaştırma Yoluyla Eğitimin Tarihçesi
222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu hükümlerine göre 06.07. 1962 tarihinde “Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Yönetmeliği” yayımlanmıştır. Bu yönetmeliğin 15. maddesinde: “Arızalarının (engel) derece ve çeşit yönünden normal okulların normal sınıflarında yetiştirilmeleri mümkün olan özel eğitime muhtaç öğrencilerin eğitim ve öğretimleri, gezici özel eğitim öğretmenleri vasıtasıyla (aracıyla) yapılır” denilmektedir. Bu eğitim uygulamasından yararlanacak engelli grupları şu şekilde sıralanmıştır: Üstün zekâlı (yetenekli) ve üstün özel yetenekli çocuklar, körler (görme engelli) ve az görenler, sağırlar ve ağır işitenler (ağır düzeyde işitme engelliler), konuşma arızası, mahdut (sınırlı) ortopedik arızası olanlar (topal, çolak, kambur, hafif felçli gibi), ağır öğrenenler (zekâ bölümü 75-90).
12.10.1983 tarihli ve 2916 sayılı Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanunu’nun 4/d. maddesinde; “Durumları ve özellikleri uygun olan özel eğitime muhtaç çocukların, normal çocukların eğitimleri için açılmış olan okul ve eğitim kurumlarında akranları arasında eğitilmeleri için gerekli tedbirleri alınır.”[iii] denilmektedir.
2916 sayılı Kanun’a dayanılarak 03.12.1985 tarihli ve 18953 sayılı Özel Eğitim Okulları Yönetmeliği’nin 70. maddesinde; “Yatılı özel eğitim okuluna alınmayı gerektirmeyen özel eğitime muhtaç ço-cuklar için il içindeki diğer okullarda özel eğitim tedbirleri alınır” denilmektedir.
Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 31.03.1986 tarihli 1986/36 sayılı genelgesinde, “… Özel eğitime muhtaç çocukların eğitimlerine erken başlanması ve hizmetin çocuğun yakınına götürülmesi, aynı zamanda da, aynı özür grubundaki çocukların bir araya toplanmasından ziyade normal çocuklar arasında kaynaştırma yoluyla (entegrasyon) eğitim yapılması için valiliklerce gerekli tedbirler alınacaktır….” denilmektedir.
Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 27.07.1986 tarihli ve 1839 sayılı “İşitme Özürlü Öğrenciler” konulu bir yazısı tüm valiliklere gönderilmiştir. Bu yazıda, “Ankara Demirlibahçe Ortaokulu’nda 1985-1986 öğretim yılında bir yıllık deneme sonucunda işitme engelli öğrencilerin akranlarıyla birlikte eğitim alabilmeleri sonucu, 1986-1987 öğretim yılında entegrasyon (kaynaştırma) uygulaması daha da yaygınlaştırılarak Sağırlar (İşitme) Okulları’nın bulunduğu il veya ilçe merkezlerinde bulunan ve valilikçe tespit edilen ortaokullar-da yapılması sağlanacaktır” denilmektedir.
Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehber-lik Dairesi Başkanlığı’nın 20.04.1988 tarihli ve 1988/11 no.lu genelgesinin konusu “Özürlü Çocukların Normal Sınıflarda Kaynaştırma Yoluyla Eğitimi”dir. Bu genelgede kaynaştırma yoluyla eğitime alınacak engelli grupları ve engelli gruplarının kaynaştırmadan nasıl yararlanabilecekleri belirtilmiştir. Bu engel grupları şunlardır: Görme, işitme, ortopedik özür, eğitilebilir geri zekâ, birden fazla engel.[iv]
Engellilere ilişkin özel eğitim esaslarının düzenlenmesi 03.12. 1996 tarihli 4216 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu’nca 30.05.1997 tarihli 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kararlaştırılmıştır. 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/d. ile 12. maddeleri kaynaştırma yoluyla eğitime ilişkindir.[v]
573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin hükümlerine göre Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği, 18.01.2000 tarih ve 23937 sayı ile Resmî Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmeliğin; 4/e-f, 14/d., 15., 16/c., 20., 22., 24., 25., 26., 28., 30., 33., 36., 55/a., 63., 64/b-1., 67., 68., 69., 70., 71., 72. ve 73. maddeleri kaynaştırma yoluyla eğitime ilişkindir.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın ilk kez “kaynaştırma yoluyla (entegrasyon) eğitim” kavramını 31.03.1986 tarihli 1986/36 sayılı genelge ile kullandığını söyleyebiliriz.
Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 27.07.1986 tarihli ve 1839 sayılı “İşitme Özürlü Öğrenciler” konulu bir yazısı ile de “kaynaştırma yoluyla eğitim” uygulamasından ilk kez “işitme engelli”lerin yararlandığını söyleyebiliriz.
06.07.1962 tarihinde Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Yönetme-iği’nin 15. maddesinde, arızalarının (engel) derece ve çeşit yönün-den normal okulların normal sınıflarında yetiştirilmeleri mümkün olan özel eğitime muhtaç öğrencilerin eğitim ve öğretimleri, gezici özel eğitim öğretmenleri aracıyla yapılır, denilmektedir. Bu durum ise, “kaynaştırma yoluyla eğitim uygulaması” olarak değerlendirilebilir. Ayrıca yönetmelikte geçen ifadelerin “kaynaştırma yoluyla eğitim uygulaması”nın tanımıyla da örtüştüğünü söyleyebiliriz. Bu yönetmeliğin yayımından bir yıl sonra Turhan OĞUZHAN’ın Ülkü Yayınları’ndan çıkan “Normal Sınıflarda Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar” (1963) adlı kitabında[vi] normal sınıflardan yararlanacak engel gruplarını sınıflandırmış olup, sınıf öğretmeninin bu engel türlerinden olan öğrencilere sınıf içinde nasıl yardımcı olacaklarına ilişkin öneriler sunmaktadır.
Buna göre ülkemizde kaynaştırma yoluyla eğitim kavramının 1986 yılından bu yana kullanıldığını, kaynaştırma yoluyla eğitim uygulamasının ise 1962 yılından itibaren yapıldığını söyleyebiliriz.[vii]
Kaynaştırma Yoluyla Eğitim Uygulama İlkeleri
Kaynaştırma yoluyla eğitim uygulama ilkeleri şunlardır:[viii]
1. Özel eğitim gerektiren her bireyin akranları ile birlikte aynı kurumda eğitim görme hakkı vardır.
2. Hizmetler, bireylerin yetersizliklerine göre değil, bireylerin eğitim gereksinimlerine göre planlanır.
3. Hizmetler okul merkezli olur.
4. Karar verme süreci aile-okul-eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi dayanışmasına dayalı olarak gerçekleşir.
5. Bütün bireyler, öğrenebilir ve öğretilebilir.
6. Kaynaştırma, bir program dahilinde verilen bir özel eğitim uygulamasıdır.
Kaynaştırma Yoluyla Eğitim-Uygulama Ölçütleri
Kaynaştırma yoluyla eğitim-uygulama ölçütleri şunlardır:[ix]
· Kaynaştırma uygulamaları yapılan kurumlarda özel eğitim gerektiren öğrencinin gereksinimleri çerçevesinde kurumun fiziksel, sos-yal, psikolojik ortamında ve eğitim programlarında destek hizmetler ile gerekli düzenlemeler (kaynak oda, rehberlik ve psikolojik danışma servisi, bireyselleştirilmiş eğitim programları geliştirme ve uygulama birimi kurulması; rampalar, ses yalıtımı, ışık düzenine dik-kat edilmesi gibi) yapılır.
· Kaynaştırma uygulamalarına devam edecek öğrencilerin bir-den fazla yetersizliği olmamasına, erken yaşta tanılanmış, ailesinin işbirliğine açık ve eğitim almaya yatkın, cihaz kullanması gerekenlerin mutlaka cihazlandırılmış, zihinsel öğrenme yetersizliği olan öğrencilerin hafif ve orta düzeyde zihinsel yetersizliği olmalarına dikkat edilir.
· Kaynaştırma uygulamaları yapılan kurumlarda; tüm kurum personelinin, öğrencilerin, ailelerin ve yakın çevrelerinin özel eğitim gerektiren öğrencilerin bireysel ve gelişim özellikleri hakkında bilgilendirilmeleri esastır.
· Kaynaştırma uygulamalarında öğretim programları ve programın amaçları bireye uyarlanarak uygulanır, bireyselleştirilmiş eğitim programları ile desteklenir.
Kaynaştırma Yoluyla Eğitim Uygulanmasından Öğrencinin
Yararlanma Biçimi
Kaynaştırma yoluyla eğitim uygulama biçimi şunlardır:[x], [xi], [xii], [xiii] [xiv],
1. Özel gereksinimli olan çocuğun yalnızca özel araç-gereçler sağlanarak tam gün normal sınıfa devam etmesi:Kaynaştırma uygulamaları yapılan okullarda, sınıf mevcutlarının okul öncesi eği-tim kurumlarında 14, ilköğretim kurumlarında 30 öğrenciyi aşmamasına dikkat edilir. Özel eğitim gerektiren öğrenciler her sınıfa eşit olarak dağıtılır; bir sınıfta yetersizliği aynı olan en fazla iki öğrenci uygulamaya katılır.
2. Normal sınıfta özel gereksinimli olan çocuğa gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmen ve uzman tarafından sınıf içi yardım sağlanması: Sınıf içi yardım, kaynaştırma öğrencisine yönelik olduğundan, sınıf öğretmeni sınıfın geri kalanıyla öğretim yaparken, yardım sağlayan öğretmen, kaynaştırma öğrencisiyle bireysel çalışır. Bunun tersi de olabilir; sınıf öğretmeni kaynaştırma öğrenciyle bireysel çalışırken, yardım sağlayan öğretmen sınıfın geri kalanıyla ders yapabilir.
3. Kaynaştırma eğitimine alınan öğrencinin bütün gününün normal sınıfta geçirmesi ve sınıf öğretmeni, bir danışman ve uzman-dan, gereken destek eğitim hizmetini alması: Özel hizmet, öğret-mene verilir ve öğrenci bundan dolaylı olarak yararlanır.
4. Özel gereksinimi olan öğrenciye (normal sınıfta kaynaştırma eğitimi uygulamasına alınan öğrenciye) normal okul binası içinde kaynak odada (özel eğitim ünitesi) eğitim hizmeti verilmesi:Kaynak odadaki eğitim, özel eğitim öğretmeni/gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmen tarafından bireysel ya da küçük grup eği-timi olarak yürütülür. Kaynak odadaki eğitimin amacına ulaşabilmesi için, normal sınıf öğretmeni ile kaynak odada eğitim veren öğretmenin yakın iletişim ve işbirliği içinde olmaları gerekir.
5. Özel gereksinimli olan öğrencinin gezici eğitmenden yararlanması: Öğrenci günün büyük bir kısmını normal derslik içinde geçirir ve belirli aralıklarla (haftada bir veya iki kez gibi) özel yardım almak için sınıftan ayrılır. Bu destek eğitim hizmetini Rehberlik ve Araştırma Merkezi ile özel eğitim kurumundan alabilir.
6. Özel gereksinimi olan öğrencinin normal okulda açılan özel eğitim sınıfından yararlanması: Özel eğitim sınıfları, özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından açılır. Bu sınıfların mevcudu en fazla; okul öncesi eğitimde 6, ilköğretimde 12, orta öğretimde 20 ve yaygın eğitimde 10 öğrenciden oluşur.
7. Özel gereksinimi olan çocuğun normal sınıfta belirli etkinliklere katılması: Özel eğitim okulunun yatılı / gündüzlü olanaklarından yararlanan öğrencilerden akranları arasında destek eğitim alması uygun görülenler, kaynaştırma uygulaması yapılan sınıfların etkinliklerine katılır.
Sınıf Öğretmeninin Kaynaştırma Eğitim Uygulamasından
Yararlanacak Öğrenciyi Belirlemede Kullanacağı Ölçütler
Kaynaştırmaya alınacak öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyinin belirlenmesi (değerlendirme) gerekir. Sınıf öğretmeni kaynaştırma eğitim uygulamasından yararlanacak öğrenciyi şu durumlara göre değerlendirir:[xv]
1. Okuma başarısının düzeyi nedir; güçlü ve zayıf yönleri nelerdir?Okuma alanında ölçülen üç alt beceri alanı şunlardır: Kelime tanıma, okuduğunu kavrama ve okuma becerisinin başka malzemenin öğrenilmesi için kullanılabilmesi.
2. Yazı dili düzeyi gelişimi nedir; güçlü ve zayıf yönleri nelerdir?Bu dalda ölçülen başlıca beceri alanları, imlâ, el yazısı ve kom-pozisyondur.
3. Matematik başarısının düzeyi nedir; güçlü ve zayıf yönleri nelerdir? Matematik dalında ölçülen başlıca beceri alanları şunlar-dır: Hesaplama, problem-çözme ve aplikasyon (uygulama) becerileridir.
4. Sözel dil gelişiminin düzeyi nedir; güçlü ve zayıf yönleri nelerdir?Sözel dille ilgili olarak ölçümlenen başlıca beceri alanları şunlardır: Kavrayış, anlambilim, sözdizimi, yapıbilim, fonoloji ve pragmatik bilgilerini kullanabilme düzeyidir.
5. Öğrencinin okul kayıtlarının incelenmesi. Okul kayıtları öğrencinin geçmiş performansı ve eğitim geçmişi hakkında bilgi sağlar. İncelenecek okul kayıtları şunlardır: okul başarısı, sınıf tekrarı, devam-devamsızlık.
a. Okul başarısı: Hem güncel hem de geçmişteki karne notları ile öğretmenlerin yorumları gözden geçirilmelidir. Sorun yeni mi, yoksa okul performansında geçmişten beri süregelen zorluklar mı söz konusu? Notlar tüm alanlarda mı, yoksa yalnızca bazı konularda mı akademik güçlüklere işa-ret edilmektedir.
b. Sınıf tekrarı: Öğrencinin bir sınıfı tekrar okuduğunu ya da bunun düşünüldüğünü gösteriyor olabilir. Eğer aynı sınıfı yeniden okuması önerilmiş ise, bunun başlıca nedenlerinden biri akademik başarının zayıflığı mı? Eğer öğrenci sınıfta kalmış ise hangi sınıf veya sınıfları tekrarlamış? Aynı sınıfta yeniden okumanın öğrenci üzerindeki etkisi nedir?
c. Devam-devamsızlık kayıtları: İçinde bulunulan okul yılında ya da geçmiş yıllarda öğrencinin aşırı derecede devamsızlığı olmuş mudur? Devamsızlığının nedeni nedir? Öğrenci kayıtları, devam ettiği okulların sayısı açısından da incelenebilir.
6. Sınıf davranışları ile sosyal-duygusal gelişim durumu nedir? Öğretmen tarafından değerlendirilen sınıf davranışları arasında belli başlı davranış problemleri, yaşıtlarla ve öğretmenlerle etkileşimler ve fiziksel çevre ile müfredattan kaynaklanan etkiler bulunur. Öğrenci, derslik ortamında iyi öğrenebilmesi için gerekli olan sosyal ve davranışsal becerilere sahip mi?
7. Anne-babanın çocukla ilgili gözlemleri nedir?Anne-baba-lar, öğrencinin evde ve toplum içinde akademik becerileri nasıl kullandıkları konusundaki en iyi bilgi kaynağıdır. Örneğin; serbest zamanlarını nasıl değerlendirdikleri, saati okuyup okumadıkları, ders çalışma biçimi gibi. Öğrencinin genel sağlık durumu nedir? Öğren-cinin okul performansını engelleyen herhangi sağlık sorunu var mı? Çocukken geçirmiş olduğu hastalığı var mı?
Sınıf öğretmeni yapmış olduğu değerlendirmeye göre öğrencinin sınıf programını destek eğitimi ile takip edileceği veya öğrencinin özel eğitim sınıfı veya özel eğitim okulundan yararlanacağı düşüncesinde ise; durumu okulun rehber öğretmeni / özel eğitim öğretmeni ile birlikte değerlendirir. Öğrenciye ilişkin gönderme raporu (öğretmenin sağlayabileceği bilgiler arasında; öğrencinin iş örnekleri, sınıf etkinlikleri ile bu etkinliklerde öğrencinin başarı ve başarısızlıklarının kayıtları, gözlem verileri, test puanları ve öğretim metotlarında yapılan değişiklerin sonuçlarına ilişkin veriler yer alır) ha-zırlanarak öğrenci Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ne yönlendirilir.
Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı
Özel eğitim gerektiren birey için geliştirilen ve ailesi tarafından onaylanan bireyselleştirilmiş eğitim programı; bireyin, ailenin, öğretmenin gereksinimleri doğrultusunda hazırlanan ve hedeflenen amaçlarda verilecek destek eğitim hizmetlerini içeren özel eğitim programıdır.
Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Geliştirme Biriminin Üyeleri
Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme birimi; kurum müdürü veya görevlendireceği müdür yardımcısının başkanlığında, gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmen, aile, özel eğitim gerekti-ren öğrenci, rehber öğretmen-psikolojik danışman, eğitim programları hazırlamakla görevlendirilen öğretmen, özel eğitim gerektiren öğrencinin sınıf öğretmeni veya hazırlanan programın içeriğine uygun branş öğretmeni, gerektiğinde izleme, tanılama ve değerlendirme ekibinden görevli bir kişiden oluşur.[xvi]
BEP Birimi’nin Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) ha-zırlarken dikkate alması gereken noktalar şunlardır:[xvii]
1. Öğrencinin o andaki performans düzeyi,
2. Yıl sonunda ulaşılacak yıllık amaçlar,
3. Yıllık amaçlara ulaşmada basamak oluşturacak kısa dönemli hedefler,
4. Özel eğitimle ilgili sağlanacak doküman,
5. Özel materyal ve öğretim yöntemlerinin belirlenmesi,
6. Önerilen programı uygulayacak olan kişilerin belgeleri,
7. Çocuğun normal eğitim programında geçireceği sürenin tahmini,
8. Hizmetin başlangıcının ve toplam süresinin geçici olarak belirlenmesi,
9. Çocuğun kısa dönemli hedefleri değerlendirmek için yön-tem ve süreleri belirlemek,
10. BEP birimi üyelerinin, rollerinin tanımı ve imzaları, BEP’inde bulunmalıdır.
Bireyselleştirilmiş eğitim programının yazılı hala getirilmesi amacıyla BEP dosyasının oluşturulması gerekmektedir. Yerleştirilen öğrencilerin izlenmesi; okul, eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi ve özel eğitim hizmetleri kurulu tarafın-dan işbirliği içinde yürütülür. Öğrencinin kaydettiği gelişmeler belli aralıklarla düzenli olarak izlenir. Kayıt tarihinden itibaren en az üç aylık izleme süreci sonunda rehberlik ve danışma hizmetleri kurulu (komisyon), uygun yerleştirilmediği düşünülen öğrenci için doğru-dan özel eğitim hizmetleri kuruluna başvurabilir. Rehberlik ve danışma hizmetleri kurulu (komisyon) başvurusunda öğrenci ve alı-nan önlemler hakkında ayrıntılı bir rapor düzenler. Rapor uygun bulunursa, özel eğitim hizmetleri kurulu eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi ile işbirliği kurarak yeni bir değerlendirme süre-cini başlatır. En geç bir ay içerisinde rehberlik ve danışma hizmetleri kuruluna sonucu bildirir.
Kaynaştırma Yoluyla Eğitimde Karşılaşılan Sorunlar
Kaynaştırma yoluyla eğitimde karşılaşılan sorunlar şu şekilde sıralanabilir:
1. Kaynaştırma yoluyla eğitim uygulaması yapılan sınıfların öğrenci sayısının 30’dan fazla olması,
2. Engelli öğrenciler için sınıf ortamında kullanılacak araç-gerecin yetersiz olması,
3. Okullarda oluşturulması gereken BEP birimlerinin oluşturulamaması, oluşturan okullarda ise BEP birimine işlevsellik kazandırılmaması,
4. Okullarda oluşturulan BEP birimlerinin yükünün daha çok rehber öğretmenlerde olması; görev dağılımının eşit bir şekilde yapılamaması,
5. Rehber öğretmenin “aile eğitimi” ve “aile danışmanlığın-da” yeterli olamaması,
6. Okul yönetiminin kaynaştırma eğitim uygulaması hakkında yeterli bilgiye sahip olmamasından dolayı BEP birimini yeterince desteklememesi,
7. Okulda kaynak oda oluşturacak yerin olmaması,
8. Okulda oluşturulan rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri komisyonunun Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde belirtilen görevleri yerine getirememesi,
9. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri komisyonu ile BEP biriminin eşgüdüm içinde çalışamaması,
10. “Okul yönetimi-öğretmen-veli” kaynaştırma eğitim uygulamalarına yönelik yasal haklarını bilmemeleri,
11. Sınıf öğretmeninin kaynaştırma eğitiminden yararlanan öğrencinin engeline ilişkin bilgi sahibi olmaması,
12. Sınıf öğretmeninin kaynaştırma eğitimi uygulamasına alınan öğrenciye uygulanacak öğretim yöntem ve tekniklerine ilişkin bilgi sahibi olmaması,
13. Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nce oluşturulan eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibinin “izleme” çalışmalarını aralıklı olarak yapamaması,
14. Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nce oluşturulan eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibinin eğitsel tanılamada kullandıkları ölçme araçlarının bir kısmının güncelliğini yitirmesi, bir kısmının da revizyondan (yenileme) geçirilmemesi,
15. Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nce oluşturulan eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibinde eğitsel tanılamada “çok puanlı testlerin” azlığı,
16. Kaynaştırma eğitim uygulamasına alınan öğrencinin bulunduğu sınıftaki diğer öğrencilerin velilerinin öğrenciyi istememeleri,
17. Sınıfta bulunan öğrencilerin velilerine yönelik “aile eğiti-mi” verilmemesi,
18. MEB (İl / İlçe Millî Eğitim Müdürlüklerinin) resmi ve özel okullarda engelli öğrencileri belirleyememesi, buna dayalı olarak veri tabanını oluşturamaması.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
1 Kırcaali-İftar, Gönül. Özel Eğitim (Ed.: Süleyman Eripek) Özel Gereksinimli Bireyler ve Özel Eğitim, Anadolu Üniv. Açıköğretim Fak. İlkokul Öğretmenliği Lisans Tamamlama Programı, Ünite: 1-2-3, Anadolu Üniv. Yay., No: 1018, Eskişehir: 1998.
2 MEB Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği.
3 MEGSB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetlerinin 10 Yıllık Eğitim Planlaması ve Mevzuatı, MEB Basımevi, Ankara: 1987.
4 MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Dairesi Başkanlığı, Özel Eğitimle İlgili Mevzuat, Kanun-Yö-netmelikler-Genelgeler, Milli Eğitim Basımevi, Ankara: 1991.
5 T.C. Resmi Gazete, Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 6 Haziran 1997, Sayı: 23011 (Mükerrer).
6 Oğuzhan, Turhan. Normal Sınıflarda Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar, Ülkü Yay., Ankara: 1963.
7 Koçer, Devrim. İlköğretimde Kaynaştırma Yoluyla Eğitim Uygulaması, abece Dergisi, Sayı: 218, Ekim 2004, s. 25-30.
8 MEB, 2000, Madde: 68.
9 MEB, 2000, Madde: 69.
10 Kırcaali-İftar, a.g.e.
11 Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, 1. Özürlüler Şurası, “Çağdaş Toplum Yaşam ve Özürlüler” Komisyon Raporları, Genel Kurul Görüşmeleri, Takav Matb. ve Yay. A.Ş., Ankara: 1999.
12 Mcloughlin, James A., Levis Rena B. (Ed.: Ayşegül Ataman, Çev.: Filiz Gencer) Özel Ge-reksinimli Öğrencilerin Ölçümlenmesi, Gündüz Eğitim ve Yay., Ankara.
13 MEB Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği.
14 Milli Eğitim Bakanlığı,1. Özel Eğitim Konseyi Raporlar-Görüşmeler-Kararlar, MEB Yay. No: 2431, Ankara: 1991.
15 Mcloughlin-Levis, a.g.e.
16 MEB, 2000: Madde. 63.
17 Fiscus, E.D.; Mandell, C.J. (Çev.: Akçamete Gönül, Şenel H.G. ve Tekin E.) Bireyselleştiril-miş Eğitim Programlarının Geliştirilmesi (BEP) (2. baskı), Ankara: 2002.
18 MEB Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Merkezleri Genel Müdürlüğü (Komisyon), Bireysel-leştirilmiş Eğitim Programı Yol Haritası, 4. Akşam Sanat Okulu Mat., Ankara: 2004.
YORUM YAZIN
You need to GiRiŞ to post comments!



