Öğrenci Fıkraları
->
1. ÖĞRENCİ
Â
- Babacım, karanlıkta yazı yazabilir misin?
- Sanırım. Ne yazmamı istersin?
- Karneme adını yazıp imza atar mısın!
Â
Küçük kız okuldan gelir ve annesine:
- Annecim, bugün okulda yapmadığım bir şey yüzünden cezalandırıldım
Annesi haykırır:
- Ama, bu nasıl olur! Okula gelip öğretmeninle bu konu hakkında konuşmalıyım. Bu arada, senin yapmadığın şey neydi?
Küçük kız cevaplar:
- Ev ödevim.
Â
Küçük çocuk okulun ilk günü sonunda eve döner.
Annesi sorar,
- Bugün ne öğrendiniz?
Çocuk cevaplar:
- Yeterli değil, yarın tekrar gitmem gerek.
Â
Oymak beyi, izci adaylarını karşısına toplamış, onlara izciliğin ilkelerini anlatmaya çalışıyordu:
- Bakın çocuklar, dedi. Bir izci, her gün, hiç olmazsa bir kez birine yardımcı olmalıdır. Hastalara…YaÅŸlılara… Muhtaçlara… Her sabah okula geldiÄŸiniz zaman size bir gün önce nasıl bir iyilik yaptığınızı soracağım. Tamam mı?
Ertesi sabah oymak beyi çocukları toplayıp sordu:
- Söyleyin bakalım… Dün ne gibi bir iyilik yaptınız?
Bütün çocuklar, hep bir ağızdan:
- Yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçmesine yardım ettik efendim.
Adamcağız şaşırdı:
- Hepiniz mi?
- Evet efendim, hepimiz birden.
- Neden?
Çocuklardan biri cevap verdi:
- Kadın karşıdan karşıya geçmek istemiyordu, ondan efendim!
Â
Hayat bilgisi dersinde öğretmen sordu:
- Balıklar neden konuşmaz?
Funda parmak kaldırdı:
- Öğretmenim, siz de başınızı suya soksanız konuşamazsınız.
Â
Küçük Aylin’e teyzesi bir lira vermiÅŸti. Küçük kız bir ÅŸey demeden parayı cebine attı. Bunun üzerine annesi söze karıştı.
- Aylin, teyzene ne demen lazım?
Aylin cevap veremedi. Anne bunun üzerine yardım etmek istedi.
- Baban bana para verdiÄŸi zaman ben ne diyorum?
Birden gözleri parlayan Aylin:
- Hepsi bu kadar mı? diye atıldı.
Â
Birinci sınıf öğretmeni öğrencilerden birine sordu:
- Bu harfin adı ne?
Üzülerek karşılık verdi çocuk:
- Harfi tanıyorum ama, adı bir türlü aklıma gelmiyor…
Â
Öğretmen, iki öğrencisine kızar ve ellişer kez adlarını yazmalarını söyler. Öğrencilerden biri bu karara itiraz eder:
- Öğretmenim, bu haksızlık olur.
- Neden haksızlık olurmuş?
- Onun adı Ali, benimki ise Abdurrahman.
Â
Küçük Ayhan’la Mine konuÅŸuyorlardı:
- Nehirler nereye dökülür?
- Denize, tabii.
- Hepsi mi?
- Evet.
- Öyleyse deniz neden taşmıyor?
- Tabii taşmaz. Denizin dibi sünger dolu. Suyu onlar çekiyor.
Â
Öğretmeni Kemal’in ödevlerine bakıyormuÅŸ.
- Kemal bu yazı babanın kaleminden çıkmış olmasın?
Kemal:
- Evet öğretmenim, çünkü yazarken babamın kalemini kullandım.
Â
Sınıfta öğretmen uyuklayan öğrencisine sormuş:
- Roma’yı kim yaktı oÄŸlum?
Çocuk:
- Hocam ben yakmadım, diye ağlamaya başlamış. Öğretmen sinirlenip sınıftan hızla çıkmış. Karşısına edebiyat öğretmeni çıkmış:
- Ne oldu Hocam neye sinirlendin, demiş. Öğretmen:
- Bir çocuÄŸa Roma’yı kim yaktı dedim, ben yakmadım diye aÄŸlamaya baÅŸladı.
Edebiyat Öğretmeni:
- Boş ver hocam bunlar yaparlar yapmadım derler.
Öğretmen iyice sinirlenmiş. Bu sefer karşısında Müdürü bulmuş. Müdür:
- Hocam ne oldu?
- Hiç sorma hocam sınıfta çocuÄŸun birine sordum Roma’yı kim yaktı diye sordum. Çocuk ben yakmadım, diye baÅŸladı aÄŸlamaya.
- Tamam hocam niye sinirleniyorsun ben şimdi bir kâğıt yazıp kimin yaktığını bulurum zararı da tahsil ettiririm.
Â
Yaramaz Bora, yine sınıfa zil çaldıktan sonra girmişti. Bu durum, öğretmenin canına tak etmiş
- Bora! Yine mi geç kaldın? Öf! Bıktım bu yaramaz çocuktan.
- Ben geç kalmadım ki, öğretmenim. Zil ben gelmeden önce çalmış.
- ! ! ! . . . .
Â
3 KiÅŸilik Okul
Ali bir gün heyecanla eve gider ve babasını bulur:
- Babacığım sınıfta dün bir sınav olduk. Ben okulda 3. oldum, demiş.
Babası çok sevinmiş. Ertesi gün okula gitmiş. Bir bakmış ki zaten sınıfta 3 kişi varmış.
Â
Başkaları Sevinsin
Geçen sene çok baÅŸarılı olan Ali bu sene dört zayıf getirmiÅŸtir eve gidince… Annesi:
- Ali karnen nerede, diye sorar.
Ali büyük bir pişkinlikle karneyi verir Annesi:
- Ali bu karnenin hali ne, diye sorar. Ali ise ÅŸu cevabi verir:
- Ama anne geçen sene en başarılı ben olduğumda ne kadar sevinmiştin! Bırak da bu senede başkalarının annesi sevinsin.
Â
Soru
Ömer annesine:



