1.Sınıf Öğretmenleri İlk Gün Nasıl Davranmalı?

2016 – 2017 ders yılı 19 Eylül 2016 Pazartesi başlıyor.Bu yıl ilk kez okula başlayacak olan neredeyse 1.5 milyon öğrenci başta olmak üzere anne babalar ve öğretmenler heyecan içerisinde. Ders Yılı için toplam öğrenci sayısı ise 18 milyon civarında. 2016-2017 eğitim-öğretim yılı, 19 Eylül Pazartesi günü başlıyor. Bu yıl, eğitim dünyamız açısından bazı belirsizliklerle, önemli değişikliklerle başlıyor. Açığa alınan öğretmenlerin yeri ücretli öğretmenler tarafından doldurulmaya çalışılacak. Yine bu dönem Sözleşmeli Öğretmen kavramı da ilk kez kullanılacak. Açığa alınan öğretmenlerin suçları sabit görülmediği sürece göreve dönme ihtimallerini de göz önünde bulundurmak gerekirse, bakanlığı zorlu bir çalışma dönemi bekliyor. Keza kapatılan okullar konusu da tam anlamıyla çözümlenmiş değil.

1. Sınıf Öğretmenine Öneriler

Yeni eğitim anlayışları artık öğrenci merkezli. Yani öğrencilerin anlaşılmak istemesi, birey olarak kabul görme isteği öğretmenlerin saygı göstermesi ve bu tarz bir eğitimci modeli olması ilk kural. Bundan dolayı da sanıldığı gibi öğretmenlerin sorumluluğu azalmıyor daha da artıyor. Çağdaş eğitim öğretim olanakları ve tekniklerinde disiplin yöntemleri ile çocukların olumsuz davranışlarından kurtulmak gibi bir yönteme yer yok. Temel yaklaşım caydırıcı olmak değil yön vermek ve rehberlik… Çocukların çok önemli rol model kaynakları olarak öğretmenler için işler eskisi kadar kolay değil. Öğretmenler, öğrencilere sadece sevgi değil birey olarak saygı da duymalıdır. Onların duygu ve düşüncelerine önem vermeli dinlemeli ve anlamalıdır.

Her birey farklıdır ilkesinden yola çıkarak daha yeni tanışacağı öğrencileri tanımak için özellikle ilk başlarda dikkatli ve ayrıntılı gözlemlerde bulunmalıdır. Deneyimli öğretmenler bu konuda biraz daha şanslıdır. Onlar, okula ilk kez gelen çocukların sınıf ortamında ne gibi duygusal şaşkınlıklar geçireceğini, hangi duygularla baş etmeye çalıştıklarını iyi bilir ve sıkıcı dikte edici bir komutan edasından uzak olurlar. Onlar bilir ki bu gün gelen çocuklar dört yıl arkadaş kalacaklar, dert dinleyecekler ve tasa gidereceklerdir.

Uyum Sorunu Yaşayan Öğrenciler

Uyum problemi yaşayan öğrenciler bunu değişik davranışlar sergileyerek belli ederler. Uyum probleminin kronik hale gelmesini önlemek için bu davranışların bilinmesinde fayda vardır. Anne babadan ayrılan bazı çocuklar, sürekli ağlayarak veya aşırı sözel tepkilerle bunu belli ederler. Yine sınıfa girerken anne ve babasının kucağından inmek istemeyenler de benzer örneklerdendir. Bağımlılık ve anne babadan ayrı kalmayı kabul edemeyen öğrenciler, onlara sarılarak gitmelerine engel olabilirler, arkalarından ağlayabilirler. Yine etkinliklere katılmaya direnç göstermek, gruba dahil olmadan sessizce oturmak ve devamlı olarak annem ne zaman gelecek şeklinde sorular sorarken kaygılı şekilde kapı yakınında beklemek isterler.

Esasen yeterli pedogojik birikimi olan her öğretmen böylesi durumlara hazırlıklıdır. Ne yapacağını, nasıl davranması gerektiği konusunda tam olarak hazırlıklıdır.

Share Button

Bu Yazılar da Hoşunuza Gidebilir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir